aynı düzeyde

adv. on the same plane as
* * *
flush (adj.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • eşit — sf. 1) Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi Bunlar bastonlarına dayanarak hep eşit adımlarla yürürler. S. Birsel 2) Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beraber — zf., Far. berāber 1) Birlikte, bir arada Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir. C. S. Tarancı 2) e rağmen, e karşın Halılarla bezenmiş olmakla beraber gıcırtıdan ve esnemelerden kurtulamamıştı. R. H. Karay 3) sf. Aynı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hemzemin — sf., Far. hemzemīn Aynı düzeyde olan Birleşik Sözler hemzemin geçit …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hemzemin geçit — is., di Kara yoluyla aynı düzeyde olan tren yolu geçidi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • müstevi — sf., esk., Ar. mustevī 1) Her yeri aynı düzeyde olan, düz 2) is., mat. Düzlem …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • termofor — is., Fr. thermophore Kauçuk vb. maddelerden yapılan, içi su veya kimyasal bir madde ile doldurularak ısının aynı düzeyde kalmasını sağlayan kap Sevecen tavırlarla bana yardım etmeye çalışıyordu, termofora buz koyuyor, doktor çağırmayı öneriyordu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yeksan — sf., esk., Far. yeksān 1) Düz 2) Bir, aynı düzeyde, eşit …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yekseviye — (F. A.) [ ﻪیﻮﺱ ﮏی ] aynı düzeyde, eşit seviyeli …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • müsavi — eşit; eş düzeyde; aynı seviyede …   Hukuk Sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.